
şair çocuklar
23 Nisan 2007
“Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi ya da yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır”
24 Nisan 2007Kanalizasyon kazısı elektrikleri kesiyor, elektrik arıza giderme kazısı suları kesiyor, mahallem hiç çukursuz kalmıyor. Susuz idare ediliyor da, elektriksiz evde yaşanmıyor, kombi çalışmayınca ısıtma ve sıcak su olmuyor, internet bağlantısı ve ardından bilgisayarın şarjı iflas ediyor, televizyon, radyo desen derin bir sessizliğe gömülüyorlar ve ben kendimi sokaklara atıyorum. Evden çok da uzaklaşmadan, yarım saatte bir bakkalı arayıp durum raporu alarak yürüyorum, iş uzarsa bir kahveye oturuyorum. Misal bugün ki kahve keve’ydi. Tünel’in karşısındaki pasajın içinde, mekanı şahane servisi can sıkabilen kahve-lokanta. Bir sene beyaz örtülü şık bardaklı bir fransız lokantası olayım diyor, bir sene jazz cafe, velhasıl bir türlü bir karakter oturtamıyor. Mekanın özgünlüğüne güvenip servise özen göstermeyen bir kahve keve. Ama bugün kahvemi keve güneşine karşı, istanbul’un en sevdiğim saatlerinden birinin tam da altında içtim.



