Tirendaz sokak Molla Şemseddin camii ile başlar, Atıf Efendi kütüphanesi ile biter bir sokak. Şehrin en değerli konumunda, Süleymaniye Cami arkalarında lakin hüzünden bitap düşmüş, hüznü […]
Bir zaman önce İstanbul’la ilgili ‘hoyratlık’ adında bir blog daha mı açsam diye düşünüyordum. Çünkü burada yazdıklarım hep İstanbul’a yapılan hoyrat muamele üstüne olmaya başlamıştı. Ama […]
İstanbul’da ana caddelerden iki sokak arkaya geçtin mi hemen başka bir dünya karşılar insanı. Millet Caddesinde Haseki hastanesinin yanındaki sokaklardan biraz arkaya doğru yürüdün mü […]
Bilin bakalım sokağın adı Kızılhan mı Kızıltan mı? Belediyenin kafası biraz karışmış. Ama bizimki karışmaz çünkü biz biliyoruz o sokak adı levhasının hunharca asıldığı binanın Kızılhan […]
Çakmakçılar yokuşu, Beyazıt’tan çıkan Mercan caddesinin Uzunçarşı ile birleştiği noktada başlar, arada Mahmutpaşa ile rastlaşır ve kendini Sultanhamam’a atar. Osmanlı’nın yüzyıllar boyunca misafir ağırladığı bir yokuş […]
En sevdiğim cami desem yalan olmaz, Süleymaniye’yi ayrı tutuyorum tabii. Rüstem Paşa Camii hep gözümüzün önündedir ama karmaşıklığın, kalabalığın içinde görmeden geçip gideriz. Galata köprüsünden Eminönü’ne […]
Şehirle aramız limoniydi ne zamandır, gizli gizli dolaşıp, yazıyordum ama elim varıp burada paylaşamıyordum, şimdilerde aramız düzeliyor, ben de ufak ufak yazıları ifşa etmeye başlayayım. Mesela […]
Bana kalırsa boş oturmak şahane birşeydir, evde değil, sokakta, boş, bildiğin boş. Kafa boş, ne yapacağını bilmeden, oturduğun yere karar vermeden orada oturup kalmak, bir şeyle […]
Aylardır yazmadım gözüm İstanbul üstüne, çünkü ben en başta “bir şehrin sahipleri o şehirde en çok fotoğrafı olanlar değildir” demiştim, anı ile sahip çıkılmaz bir kente. […]
Sırf Esrar dede sokağının neye benzediğini görebilmek için Zeyrek’ten girdim Fatih camiinden çıktım ve bu neredeyse bir günümü aldı. Akşam haritaya baktığımda ise bir arpa boyu […]
Seyrettiğim bir filimde bunlar olmaya başlamış olsaydı, “bu kadar da olmaz, palavraya bak” diyerek kanal değiştirirdim, hem zaten yüreğim kaldırmazdı. Her suçlu yavaş yavaş affediliyor, affedildikçe […]
“Rüzgâr bocalıyor. Belki karayel gösterecek. En azdan on beş mil uzaktır en yakın sahil. Fakat İsmail ellerine güvenir. O eller ekmeği, küreklerin sapını, dümenin yekesini ve […]
Şehrin çok sıcak ama gerçekten bir gününde telefonum çaldı, babam; -Nerelerdesin-Galata köprüsünde-Bu sıcakta?-Serinliğe gidiyorum-?-Süleymeniye’ye Hava gerçekten çok sıcaktı, hani o banyoya girip çıkmakla, havalandırmayı açmanın çözüm […]
Google map’in çaresiz kaldığı şehirlerden biri olsa gerek istanbul. Ben bayılıyorum açıkcası bir yere gitmeden önce açıp google mapte yolumu bulmaya, lakin her zaman mümkün olmuyor […]
Dengesi şiddetle bozuldu bugün şehrin. Tüm sosyal bilimler yazar; coğrafya ve iklim sosyal yapıyı belirler. Sosyal yapı zaten dağılmış vaziyette, lakin benim bu durumun lafını edecek […]
Şehrin en butik, en zarif meydanına, etrafta ne olup bittiğine hiç bakmadan, kötü bir reklam ajansına yaptırılmış, kartondan tanıtımını koyarsan başına gelecek budur başkan.