Çok olmadı bir buçuk ay önce evimden iki sokak aşağıdan, bir pazar sabahı davul zurna sesi gelmeye başladı, henüz kilisenin pazar çanları çalmamıştı, o kadar erken. […]
Ersilia’da oturanlar kentin yaşamını ayakta tutan bağları belirlemek için evlerin köşeleri arasına, renkleri akrabalık, takas, otorite, temsil ilişkilerine göre değişen, beyaz veya siyah veya gri veya […]
Ben çok parkçı değilim, şu manada; Pazar sabahları kahvaltısı için şehrin manasızca yeşil bırakılmış yerlerinde menemen yerken saçıma giren dalın hangi ağaca ait olduğu üzerine polemiğe […]
Politik bir iş diye sunuldu bu bianel, Brecht’in, Marx’ın fotoğrafları bolca dağıtıldı basına tanıtımı yapılırken. Gariptir pek heves etmedim bu sefer bianele ama bugün sanat ya […]
Endişe sözcüğünü neredeyse hiç kullanmam, neredeyse, gündelik hayatımda yeri pek yoktur, yoktu. Dün gece aniden, kardeşimle telefonla konuşurken, kendiliğinden çıkıverdi ağzımdan. “bir şeyim var, tam bilemiyorum […]
Tüm çıkan kanunlara onay vereceğiz diye bir şey yok ama bazılarına gerçekten tahammül edemiyorum ; misal 5366 sayılı « yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek […]
Birden fazla kere alınan kitaplar listesi sadece bende yoktur diye tahmin ediyorum, bazı kitaplar bir kaç kez alınır, ben aldım. Bazı kitapları diğerlerinden daha çok sevmeye, […]
Kolay iş değil, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihribah sultan’ı alıyor, saraya damat oluyor, damatlıktan önce Diyarbakır valiliği yapıyor – ki bugün bile marifettir o şehre valilik […]
Eski çiçekci Bir kardeşimi bir de sokağımı çok özledim. Kardeşime telefon açarım, mektup yazarım ama sokağıma ne yapacağımı bilmiyorum « özledim » demek için. Lanet, huysuz […]
Bin kere söyledim “Bu şehirde deniz ve demir yollarına karşı olan cinlerin varlığına ciddiyetle inanmaktayım” ve bu inancım her geçen gün artmakta, sistemli bir biçimde yok […]
Bir süredir şehirden uzaktayım, arada sırada gidip geliyorum, bedenim ve aklımla beraber. Kızgınım biraz şehre ama öyle uzaktan değil, bayağı bayağı bir yakınıma kızar gibi kızıyorum, […]
Saat tam üçte kesinlikle orada olmalıydım, beraber yol alacağım ahbabıma da dedim ; «2.15 de tophaneden binerim ben tramvaya, beklemem » allahtan oradaydı. Iki üç saat […]
Bu son senelerde çok zahiyat verdik, adını bilmediklerimiz, yüzünü görmediklerimiz tabii çoktur ama hergün gördüklerimizden önce Anahid gitti -sevmezdi beni o ayrı-, sonra bu sene pala […]
Bu binaya bu zulüm niye yapılmış olabilir, eminim çok önemli bir sebebi vardır ama başka bir yolu yok mudur? Reva mıdır bu çirkinlik su kenarına 100 […]
Burası Samsa sokağı, Kadırga ile Kumkapı arasında uzunca bir sokak. Adını gördüğümde durdum tabii şöyle bir, benim bildiğim tek samsa Gregor Samsa’dır, onun da Kadırga ile […]
– nasılsın birader – memleket gibi, idare ediyoruz. Pek hoşuma gitti doğrusu, bu soruyu ben de «istanbul gibi » diye cevaplamaya karar verdim, değil mi ki […]