Sardunyalara bakıyor olmalı, tam karşısına denk düşüyor Çiçek Pazarı’nın sardunyaları. Ben o gün üç saksı sardunya almıştım tam da oradan. Hepsi kırmızı olsun diye uğraşmıştım, olmamıştı, […]
Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi meselâ, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı […]
Mekan ismi değiştirme tiki var bu devlette. Manalı manasız levha değiştiriliyor. Han geçidi neresidir bilen var mı? Ya peki hacopulo geçidi neresidir? Beyoğlu’ndan yolu azbuçuk geçen […]
Aya Andrea’nın denizcileri koruduğuna inanılır, üstelik Karadeniz’i aşıp İstanbul’a varan Ruslar’ın onun için bir de kilise yaptıkları söylenir. Karaköy Mumhane’de, karatavuk sokağına cephelenmiş, tuğla bir yapının […]
Giderek daha sıklıkla görür oldum tentesinde başka kapısında başka isim yazan dükkanları. Eşya şehrin hızına yetişemez olmuş. Denizler kitabevi bir kat yukarı çıktı ve yerini ultra […]
Kulağıma çalındı, ya da ben laflarını çaldım; adam arkasından yürüyen gül yüzlü kadınlara; “demek ki neymiş, herşey fani, hepimiz gelip geçiciyiz” diyordu, kendinden emin, dünya bilgisine […]
Çarşının Beyazıt kapı tarafında sahaflara çıkan altı yedi sekiz basamaklı merdiveni vardır, dün hızla o basamaklardan çıkarken bir anda yavaşladım ve hatta durdum, durup şöyle bir […]
Modern kılıklı kütüphanelere alışamıyorum. Benim için kütüphane yaşlı bir mekandır. O yüzden Taksim’deki Atatürk kitaplığı, Sultanahmet’teki Başbakanlık arşivi pek sevimsiz görünmüştür gözüme. Sanki kütüphane yüksek tavanlı, […]
Savaşa girdik çıktık memleketçe iki cemre arasında, ilk kardeleni beklemeden yan komşuyu ziyarete gitti ordu, dilimin söylemeye varmadığı sayılarda çocuklar öldü. Tüm tembel öğrencilerin yapacağı gibi […]
Geçerken görüyorum, görkemli kapısının üst aralığından benim gibi meraklı birileri mutlaka içeriyi görmek için kafalarını uzatıyor. Ve sanırım aynen benim gibi hayal kırıklığına uğruyor. Galatasaray meydanındaki […]
Camdan dışarı sokak lambasının ışığına bakıp kar tanelerini görünce, evde tek başıma olmama ve karın yarın ki hayatımı altüst edeceğini bile bile niye sesli olarak gülüyorum […]
İnsanlığın horgörüsü karşısında bu şehrin hoşgörüsü beni her seferinde şaşkınlığa uğratıyor. Her yeni nesil bir öncekini suçlarken şehri iyi kullanmamakla, şehir sanki “dur sen, ben bununla […]
Şehrin ortasında, muhtemelen 13. yüzyılda inşa edilmiş bir saray, ya da büyük saray kompleksinin bir parçası surlara dayanmış duruyor. Tabii bizans mimarisi, üç katlı, yedi tepenin […]