Aylardır yazmadım gözüm İstanbul üstüne, çünkü ben en başta “bir şehrin sahipleri o şehirde en çok fotoğrafı olanlar değildir” demiştim, anı ile sahip çıkılmaz bir kente. […]
Tüm çıkan kanunlara onay vereceğiz diye bir şey yok ama bazılarına gerçekten tahammül edemiyorum ; misal 5366 sayılı « yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek […]
Ben uzun zamandır bu kadar içten gülen, sokak ortasında mutluluğunu bunca saklamayan bir surat görmemiştim, önce yanımdan hızla geçti, Ayvansaray’da meryem ana ayazmasına (panayia vlaherna ayazması) […]
Ben bunu gördüm. Ayvansaray’da Ayvansaray kuyusu sokakta, süslü kıyafetler satan, camında “overlokçu aranıyor” yazan bir dükkanın önünde, tam önünde de değil aslında, dükkandan ayrıksı, sokağın neredeyse […]
Şehrin ortasında, muhtemelen 13. yüzyılda inşa edilmiş bir saray, ya da büyük saray kompleksinin bir parçası surlara dayanmış duruyor. Tabii bizans mimarisi, üç katlı, yedi tepenin […]
“İlluzyon” dedi bir ahbabım bugün, şehirli kimliğimi meşrulaştırmak için bir istanbul illuzyonu yarattığımdan tereddüt eder gibiydi. Her lafını can kulağı ile dinlediğim bir adam olduğu için […]