Ulusal yas ilan edildi, okullar, bankalar, tüm dükkanlar kapalı. Yarın istanbul’a dönüyorum, oysa hiç doyamadım Beyrut’a. Son bir kez şehir merkezinde gezeyim diye çıktım, bir süre […]
Mahalleden hiç uzaklaşasım yoktu, ben de biraz Hamra’da vitrin baktım, kebabjı’da halep kebabı yedim, deniz kenarına inip Corniche’de kayalıklardan denize giren çocukları seyredip çekirdek çitledim. … […]
Kendini turist rehberi sanan, sevimli geveze bir taksi şoförünün arabasıyla Milli Müze’ye gittim. 1937’de açılmış müzenin ihtişamı dışardan bakıldığında olduğu kadar içeriye girince de çarpıcı. Dışarıdan […]
Madem fotoğraf çekemiyorum ben de yazarım. Necmi ya da Fransızca adıyla Place de l’Etoile’de, tam da bir turistin yapacağı gibi Place de l’Etoile Cafesi’nde oturuyorum. Sanırım […]
Pazar, çan sesleri ile uyandım, otelin hemen yakınında cemaati filipinliler olan katolik kilisesi var. Hava çok sıcak. Yapılacak en iyi şeyin suya girmek olacağına kanaat getirip […]
Beyrut’ta sürekli bir inşaat sesi var. ABC alışveriş merkezinin gayet sessiz bir köşesinde Sourlemonade’de limonatamı bekliyorum, arka fonda nereden geldiği belli olmayan sinir bozucu bir inşaat […]
yurtdışına vize kuyruğuna girme zorunluluğu olmadan çıkmak ne büyük lüksmüş meğer. Ülkeye girerken havaalında pasaportuma bir aylık bir vize nakşettiler, kendimi Beyrut’ta buldum. Havaalanı neredeyse […]