Bir zaman önce İstanbul’la ilgili ‘hoyratlık’ adında bir blog daha mı açsam diye düşünüyordum. Çünkü burada yazdıklarım hep İstanbul’a yapılan hoyrat muamele üstüne olmaya başlamıştı. Ama […]
Bilin bakalım sokağın adı Kızılhan mı Kızıltan mı? Belediyenin kafası biraz karışmış. Ama bizimki karışmaz çünkü biz biliyoruz o sokak adı levhasının hunharca asıldığı binanın Kızılhan […]
Bana kalırsa boş oturmak şahane birşeydir, evde değil, sokakta, boş, bildiğin boş. Kafa boş, ne yapacağını bilmeden, oturduğun yere karar vermeden orada oturup kalmak, bir şeyle […]
Aylardır yazmadım gözüm İstanbul üstüne, çünkü ben en başta “bir şehrin sahipleri o şehirde en çok fotoğrafı olanlar değildir” demiştim, anı ile sahip çıkılmaz bir kente. […]
Sırf Esrar dede sokağının neye benzediğini görebilmek için Zeyrek’ten girdim Fatih camiinden çıktım ve bu neredeyse bir günümü aldı. Akşam haritaya baktığımda ise bir arpa boyu […]
“Rüzgâr bocalıyor. Belki karayel gösterecek. En azdan on beş mil uzaktır en yakın sahil. Fakat İsmail ellerine güvenir. O eller ekmeği, küreklerin sapını, dümenin yekesini ve […]
Şehrin çok sıcak ama gerçekten bir gününde telefonum çaldı, babam; -Nerelerdesin-Galata köprüsünde-Bu sıcakta?-Serinliğe gidiyorum-?-Süleymeniye’ye Hava gerçekten çok sıcaktı, hani o banyoya girip çıkmakla, havalandırmayı açmanın çözüm […]
Google map’in çaresiz kaldığı şehirlerden biri olsa gerek istanbul. Ben bayılıyorum açıkcası bir yere gitmeden önce açıp google mapte yolumu bulmaya, lakin her zaman mümkün olmuyor […]
Çok olmadı bir buçuk ay önce evimden iki sokak aşağıdan, bir pazar sabahı davul zurna sesi gelmeye başladı, henüz kilisenin pazar çanları çalmamıştı, o kadar erken. […]
Ben çok parkçı değilim, şu manada; Pazar sabahları kahvaltısı için şehrin manasızca yeşil bırakılmış yerlerinde menemen yerken saçıma giren dalın hangi ağaca ait olduğu üzerine polemiğe […]
Politik bir iş diye sunuldu bu bianel, Brecht’in, Marx’ın fotoğrafları bolca dağıtıldı basına tanıtımı yapılırken. Gariptir pek heves etmedim bu sefer bianele ama bugün sanat ya […]
Endişe sözcüğünü neredeyse hiç kullanmam, neredeyse, gündelik hayatımda yeri pek yoktur, yoktu. Dün gece aniden, kardeşimle telefonla konuşurken, kendiliğinden çıkıverdi ağzımdan. “bir şeyim var, tam bilemiyorum […]
Tüm çıkan kanunlara onay vereceğiz diye bir şey yok ama bazılarına gerçekten tahammül edemiyorum ; misal 5366 sayılı « yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek […]
Kolay iş değil, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihribah sultan’ı alıyor, saraya damat oluyor, damatlıktan önce Diyarbakır valiliği yapıyor – ki bugün bile marifettir o şehre valilik […]
Eski çiçekci Bir kardeşimi bir de sokağımı çok özledim. Kardeşime telefon açarım, mektup yazarım ama sokağıma ne yapacağımı bilmiyorum « özledim » demek için. Lanet, huysuz […]
Bin kere söyledim “Bu şehirde deniz ve demir yollarına karşı olan cinlerin varlığına ciddiyetle inanmaktayım” ve bu inancım her geçen gün artmakta, sistemli bir biçimde yok […]