Aylardır yazmadım gözüm İstanbul üstüne, çünkü ben en başta “bir şehrin sahipleri o şehirde en çok fotoğrafı olanlar değildir” demiştim, anı ile sahip çıkılmaz bir kente. […]
Seyrettiğim bir filimde bunlar olmaya başlamış olsaydı, “bu kadar da olmaz, palavraya bak” diyerek kanal değiştirirdim, hem zaten yüreğim kaldırmazdı. Her suçlu yavaş yavaş affediliyor, affedildikçe […]
Çok olmadı bir buçuk ay önce evimden iki sokak aşağıdan, bir pazar sabahı davul zurna sesi gelmeye başladı, henüz kilisenin pazar çanları çalmamıştı, o kadar erken. […]
Ersilia’da oturanlar kentin yaşamını ayakta tutan bağları belirlemek için evlerin köşeleri arasına, renkleri akrabalık, takas, otorite, temsil ilişkilerine göre değişen, beyaz veya siyah veya gri veya […]
Politik bir iş diye sunuldu bu bianel, Brecht’in, Marx’ın fotoğrafları bolca dağıtıldı basına tanıtımı yapılırken. Gariptir pek heves etmedim bu sefer bianele ama bugün sanat ya […]
Endişe sözcüğünü neredeyse hiç kullanmam, neredeyse, gündelik hayatımda yeri pek yoktur, yoktu. Dün gece aniden, kardeşimle telefonla konuşurken, kendiliğinden çıkıverdi ağzımdan. “bir şeyim var, tam bilemiyorum […]
Tüm çıkan kanunlara onay vereceğiz diye bir şey yok ama bazılarına gerçekten tahammül edemiyorum ; misal 5366 sayılı « yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek […]
– nasılsın birader – memleket gibi, idare ediyoruz. Pek hoşuma gitti doğrusu, bu soruyu ben de «istanbul gibi » diye cevaplamaya karar verdim, değil mi ki […]
Anonim mekanları severim, herhangi biri olabildiğim, yan masada, sandalyede oturan adamla sosyal, duygusal, mistik herhangi bir bağ kurmadığım, kurmaya çalışmadığım mekanlar iyi gelir bana. Kızıyorum sevdiğim […]
Kırk yaşındayım ve 28 senedir bu ucube anayasa ile yaşıyorum. « Ajans » ı almanın bile siyasi sayıldığı bir gençlik yaşadım. Kimse yakınının radikal olmasını istemezken, […]
Diyelim ki her şey kanuni, sözler verilmemiş, Unesco o raporu hiç yazmamış, tebligatlar yerlerine ulaşmış, öyle bile olsa sabah altıbuçukta, sabah namazını müteakiben buldozerlerle yıkıma başlamak […]
Savaşa girdik çıktık memleketçe iki cemre arasında, ilk kardeleni beklemeden yan komşuyu ziyarete gitti ordu, dilimin söylemeye varmadığı sayılarda çocuklar öldü. Tüm tembel öğrencilerin yapacağı gibi […]
Surlarda, hala, bu devirde her kapının bir kahyası varmış, şehrin ortasında, iki sur arasında roka yetiştiren ve hala toprak adamı olarak hayatlarını sürdüren, nesillerdir istanbullular varmış, […]
Ben seksenlerde büyüdüm, siyasi bir fikir üretmenin cinayet gibi suç sayıldığı o yıllarda çevremdeki acıları farkedemeyecek kadar gençtim. Gazeteler magazini keşfetmişlerdi, değerleri kalmamıştı, hiç okumadım. Etrafta […]
Şehir çoğunlukta olanlara aittir, o şehirle en çok anısı olanlara değil. Yönetim biçimimiz demokrasi, nostalji değil. Bir kentte söz sahibi olmanın yolu oy vermektir, kentin yöneticisi […]