Bin kere söyledim “Bu şehirde deniz ve demir yollarına karşı olan cinlerin varlığına ciddiyetle inanmaktayım” ve bu inancım her geçen gün artmakta, sistemli bir biçimde yok […]
Dolmuşun bu yüzyılın mühim icadlarından biri olduğunu kimse inkar edemez sanırım, şimdi gün be gün biz farketmeden yokolan bir icat. Niye yokolduğunu anlayamadığım, kimseye zararı olmayan, […]
Bu sefer tek çarpılan ben değilim, lodos tüm şehri çarptı. İki üç gündür üç kuruşluk akılla geziniyorum sokaklarda. Dün sabah, aralık kalmış pencereden lodos sızdı, çalan […]
Bu şehirde deniz ve demir yollarına karşı olan cinlerin varlığına ciddiyetle inanmaktayım. Herhangi bir devlet ya da yerel yönetim bir şehre böylesine bilinçli bir kötülük yapamayacağına […]
Arife benim için oldu harife (sonbahardan önceki ev hazırlığı). Bayrama hiç hazırlanamadım; yarın sabah mahallenin çocukları kapımı çalsa evde ne şeker var ne çukulata ki hep […]
Söyledim, yine söylerim, bu şehirde su üstünde toplu taşıma eksik. Boğazın bir kıyısından karşı kıyısında bir semte gitmek bu kadar zor olmamalı. Bir çok boğaz iskelesi […]
Şehir çoğunlukta olanlara aittir, o şehirle en çok anısı olanlara değil. Yönetim biçimimiz demokrasi, nostalji değil. Bir kentte söz sahibi olmanın yolu oy vermektir, kentin yöneticisi […]
İki kadeh içmek, üç beş ahbab görmek için deniz geçmek de bir tek bu memlekette yapılır herhalde. Sanki, şehrin bu tarafının tüm rakıları içilmiş, tüm meyhaneleri […]
Tanpınar’ın, “Bir istanbullunun gündelik hayatında bulunduğu yerden başka tarafı özlemesi çok tabiîdir” lafının canlı bir ispatı olarak sokağa çıktım öğleye doğru. Yalnış anlaşılmasın, Tanpınar bu lafı […]